Troıa’da İlk kazı 1865 yılında Frank Calvert tarafından deneme kazısı olarak yapılmıştır. 1868 yılında kazıya başlıyan Schliemann arkeolojiyi kendi başına öğrenmiş. ve (1871 – 1874 ) yılları arasında ise kendisiyle birlikte kazılara arkadaşı mimar W.Dörpfeld katılmıştır. ; Schliemann’ın 1890 yılında ölümünden sonra Dörpfeld kazılara devam etmiştir. ( 1893 – 1894 ) . Bu dönemde yapılan çalışmalar daha çok mimari ağırlıklıdır. Hisarlık tepesinde 1’den - 9’a kadar yükselen tabakaların sayılmasını ve bu ayırımı W .Dörpfeld’e borçluyuz. Kazılara (1932 – 1938 )yılları arasında Cincinati Üniversitesinden Carl Blegen devam etmiştir. 50 yıl sonra 1988 yılında Tubingen Üniversitesinden Prof. Dr. Manfred Korfmann başkanlığında uluslar arası bir kazı ekibi tarafından başlıyan kazılar devam etmektedir.
TROIA kazıları dünyanın ilgisini arkeolojik çalışmalara çekmiştir. Buluntular Istanbul
Atına , ve Berlin ve Çanakkale müzelerinde sergilenmektedir. 2. dünya savaşından sonra bir kısmı kaybolan kıymetli eserlerin Rusyada Puşkin ve Hermitaj müzelerinde olduğu sanılmaktadır.
HOMEROS M.Ö 8. yüz yılda yaşamış olup hemşehrimizdir. Homeros’un İliada’sıAvrupa’nın ilk yazılı edebi ürünüdür. Birçok kişi İliada’nın Dünya Edebiyatının en iyi eseri olduğunu kabul etmektedir. M.Ö.730’lu yıllarda ortaya çıkan bu eser 450 yıl önce TROIA ya da İLOS kentinde 10 yıl süren savaşın son 51 gününü anlatır.Homeros antik çağa tanrılarını kazandırmıştır. İlyada bir kentin Odysseia ise bir kişinin hikayesidir .Bu olağanüstü şair belki insanlığın tanıdığı en büyük sairdir. Troia savaşı onun dizelerinde dile gelmiş; Troia onun tasvirlerinden yola çıkılarak bulunmuştur,Sayısız Yunan destanlarından sadece Homeros’un kaleme aldıklarının günümüze kadar ulaşabilmesi bu destanların üstünlüğüne işarettir. . İlyada’nın konusu Troia kralı Prıamos’un oğlu Paris’in ; Sparta kralı Menelaos’un güzel karısı Helen’i kaçırıp Troia’ya getirmesi ve bunun sonucunda Akha’ların Troıa’lılara açtığı savaştır. 10 yıl süren ve Troıa’lıların yenilmezliği ile sonuçlanacağı gün gibi aşikar olan savaşın sonunda bir at hilesi ile şehir ele geçirilir.ve taş üstüne taş kalmaz Troıa’da.. Tanrıça Afrodite ve yakışıklı Ankhıses’in oğlu olan Aeneas , babasını sırtına , karısını yanına alır ve anası Afrodıte’nin yardımı ile İDA dağlarına oradan da İtalya’ya gider ve bugünkü Roma’nın temelini Atar..Bu nedenledır Roma’nın kökünü Troia’da araması.ve Afrodıte soyundan geldiğini öne sürmesi...
TROIA’NIN DOKUZ KENTİ
TROIA I ( M.Ö 3000-2500 )......En eski yerleşme . Ocak taşları ile örülmüş sağlam surları ile bir köy. Dörtgen burçları ile küçük Asyanın en eski kapısı; güney kapısı. Schliemann yarmasında yanyana dizili uzun evler. Özellikle ‘’ 102 ‘’No’lu ev. En büyük. Tarım . hayvancılık , balıkçılık , koyu renkli, el yapımı çanak ,çömlek geçim kaynakları. Kuzey Ege ve Marmara’ya kadar kültür yayılımı, ticaret ise Avrupa , Akdeniz içleri ve Anadolu’ya kadar.

TROIA II ( MÖ 2500- 2300 )......9000 Km2 lik bir alanda planlanarak kurulmuş önemli bir krallık veya beylik merkezi.Etrafı 330 Mt uzunluğunda surlarla çevrilmiş.( taş temel üzerine kerpiç tuğla.) Yıkılışı yangın sonucudur.Güney doğu ve güney batı anıtsal kapı yapıları ( propylon ) Megaron tipi evleri , Hatta 43x13 mt lik ölçüsü ile büyük megaronbelki bir saray toplantı salonu. 20’den fazla hazine buluntusu bu yıkıntıların arasında. Prıamos’unki de dahil olmak üzere.Çömlekçi çarkı ve tunç’un bilinmesi
TROIA III - V (2300 –1700 )........Troıa II ‘den sonra kültür ve yönetim merkezinin gelişmesi, yerleşmenin 18 000 M2 lik alana yayılması, kazılar sonucunda III –IV –V kentlerinin çeşitli yapı evrelerine ayrılması.küçük konutları, dar sokakları ile fakirce yerleşme.Son yapı evresi yangınla yıkılmış.
TROIA VI (M.Ö 1750 –1250 )........20 000M2 lik alanı ile kalesi . Yepyeni bir beylık veya krallık merkezi. 8 yapı evresi. Küçük Asya’da saptanan benzeri örneklerin en görkemlisi. Hatta en önemlisi. 552 mt uzunluğunda dörtgen taş bloklarla örülü ,testere biçimi çıkıntıları, görkemli kuleleriyle sıkı bir sur duvarı. 4-5 mt. genişlik , 5-6mt yükseklik ayrıca üzeri kerpiç tuğla ile yükseltilmiş.Güney kapısı; bir kulesi ve kapı önü dikili taşları, megaron tipi evleri,( kısmen iki katlı ), en önemlisi büyük ev, vs ilginç örneklerdir. Büyük saray yapıları merkezde yer aldığından Athena tapınağı yapımı sırasında ( VIII. TROIA ) ortadan kaldırılmıştır. Mimar W. Dörpfeld başkanlığında yapılan kazılar sonucu kentin bir uzmanca planlandığı ve bu yapılar topluluğunun VI. Troıa’ya ait ve Homeros’un Troıa’sı / İlios’u olarak yorumlanmıştır. Yeni türde çanak çömlek, atın yaygın kullanımı, Ege ve Miken dünyası ile ticaret ve kültür ilişkileri. Son yapı evresi yer sarsıntısı sonucu yıkılmış.Kalenin 550 mt güneyinde ölü kaplarından oluşan bir mezarlık vardır.
TROIA VII (M.Ö. 1250 –1000 ) ‘’TROIA / İLİOS ‘’....Troıa VI yenilenerek kullanılmış nüfus çoğalmış, erzak kapları çoğalmış.Troıa VIIa-VII b1 ve b2 sonrası yerleşme alanında
Bir çöküş 300 sene kadar bir boşluk var.
TROIA VIII ( M.Ö 700 –85 ) Arkaik ve klasik , ve Helenistik İLİON.....Yeniden kurulan ve TROIA VI’nın duvarları ve konutlarından yararlanılması . Athena tapınağı yapımı, aşağıda 3000 nüfuslu bir kent kurulması ve M.Ö 85. yılda Romalılar tarafından yıkılması
TROIA IX ( M.Ö 85 –5 ) Roma çağı İLİON, İLİUM, ‘’ NOVUM İLİUM’’İmp. Augustus dönemi tapınağın yeniERden kuruluşu..bu yapıdan geriye kalanlar: 9500M2 lik
DERLEYEN / SEVİL SOYDANBAY / REHBER
TROIA Kralı Prıamos’un oğlu Paris’in ; Sparta Kralı Menelaos’un güzel karısı Helen’i
kaçırıp TROIA’ya getirmesi ve bunun sonucunda Akha’ların TROIA’lılara açtığı savaştır. 10 yıl süren savaşta TROIAlıların yenilmezliği düşmanı farklı düşünmeye itmiş ve bir tahta at numarası ile şehri ele geçirmelerini sağlamıştır. Kanlı biter savaş TROIA yerle bir olur.Tanrıça Afrodıte ve yakışıklı Ankhıses’in oğlu AENEAS anasının himmeti ile kurtulur. Babası ANKHISES’’i ve karısı Creousa’yı alarak terkeder TROIA’yı.ve Italya’ya gider. Roma’nın temellerini atar. Roma’lı şair Vergilius Aeneas isimli destanında bu olayı anlatır.
SON ARAŞTIRMALAR IŞIĞINDA TROIA ( WİLUSA- TRUISA - TARAVA )
Homeros’un İliada destanında anlattıkları bir hayal ürünü değildi.Yeni dönem TROIA kazıları ile destanın tarihsel bir özü keşfedildi.Uzun yıllar Yunan kültürü bağlamında ele alınan TROIA’nın Tunç çağında Anadolu gelenekli bir yerleşim olduğu ortaya çıktı. Homeros’un ILIADA’SI Avrupa’nın yazılı ilk edebi ürünü.Bir çok kişi İLİADA’nın dünya edebiyatının en iyi eseri olduğunu kabul etmektedir. M.Ö. 730 yıllarında ortaya çıkan bu eser 450 yıl önce Troıa ya da İlios şehrinde 10 yıl süren savaşın son 51 gününü anlatmaktadır.Antik dönemde sadece Heredot ve Thukydides gibi tarihçiler değildir TROIA savaşını gerçek kabul edenler. Şaır Vergilius, Aeneas isimli destanında TROIA’dan kaçan Aeneas’a Roma Kentini kurdurur.Böylece neredeyse tüm Romalı İmp.lar soylarını Troıa’ya bağlarlar.Troıa düşü tüm Avrupa’da dallanır budaklanır.Fatıh Sultan Mehmet Istanbul’u aldıktan sonra TROIA’ya gider ve ‘’ Biz Konstantinopolis’i almakla Troıa’lıların öcünü almış olduk’’ der.
Homeros uzmanları uzun yıllar süren araştırmaları sonucunda; Troıa’nın Anadolu’nun bir parçası olduğu ve kültürel ve diger alanlarda Anadoluya yöneldiğikabul edilmemiş ve de vurgulanmamıştır. Bunun nedeni son dönem kazılarına kadar Troıa’da çalışan arkeologların hepsinin Troıa’ya Yunanistan’dan gelmiş ve tekrar oraya dönmüş olmalarının yanında Homeros’un kullandığı dildir.Eski Yunan etkisi vardır dilinde.Hiç kimse Troas’ın Anadolu karakterli ve hatta Hitit imp.luğu etki alanında olabileceğini söyliyememiştir. Burası bu nedenle ‘’hiç kimsenin yurdu ‘’ olarak kalmıştır. Son birkaç yıl içinde TROIA’nın LUWİ dil alanına ait olduğunu ,ve buranın Hitit metinlerinde adı geçen bölgeyle Wilusa ( Truisa , Tarava ) özdeş olduğu iddiaları Hititologlar arasında dillendirilmeye başlamıştır.Tübingen’li Hitıtolog F.Starke M.Ö.13. yüzyılhitit yerleşimlerini yaparken Hitit diplomatik metinlerinde adı geçen bir yer ve bölge boş kalmaktadır burası Troıa dır Homeros İliadasında bahsedilen yerismi İLİOS’un aslındaWİLİOS olduğu kanıtlanmıştır.
Homeros’un yaşadığı dönemde Troıa ve çevresinde hala luwi’ce konuşuluyor olmalıydı.
TROIA çok gelişmiş Tunç çağı kentleri arasındadır.Avrupa’ya olan bağlantıyı ve Ege ile Karadeniz geçişini kontrol etmiştir.Bu ilişkide söz konusu olan kalay ticaretidir. Kalay tunç yapımında bakıra gereklidir.TROIA Baltık bölgesinden kehribar taşı, Gürcistandan altın, Karadeniz steplerimden gelen atların ticaretinin yapıldığı yerdi.
Troıa’nın önemi hazine buluntularından da bellidir. Burada en eski çömlekçi çarkı bulunmuştur. Troıa mutlaka dönemin en zengin kentiydi.

TROIANIN 9 KENTİ ; M.Ö. 3.000 den başlayıp TROIA ( I, II ,III, IV, V,VI ) İlk, Orta ve Geç Tunç Çağını;TROIA VII ile Demir Çağını (M.Ö. 1250-1000 ) yaşanmıştır. TROIA VIII M.Ö. ( 700 – 85 ) Hellenistik ; TROIA IX Roma Çağı TROIAsıdır. (M.Ö. 85- 5 ) DERLEYEN / SEVİL SOYDANBAY/ REHBER